Tiyatro Piyes Örnekleri-ABC Oyunu


REKLAMLAR




Ekleyen: soruca | Okunma Sayısı: 7206

Pınar  Hanım,Hatice,Yasemin  Öğretmen,Esra )

 

(Pınar  Hanım misafir odasında kitap okurken Hatice Hanım da antika koltukların tozunu  almaktadır.)

Pınar  Hanım:Kızım biraz yavaş!Çizdireceksin canım koltukları.

Hatice:Aşk  olsun  hanımım.Çizer miyim hiç.(içinden)Sen  kafayı  çizdirmişsin,koltukların çizilse  ne  olur?

         (Hatice,Pınar  Hanım’ın okuduğu kitabı  merak etmekte ve sürekli onun dikkatini  dağıtmaktadır.)

Pınar  Hanım:Kızım,dikkatimi  dağıtıyorsun,işinle  ilgilensene!

Hatice:Hemen  kızma be hanımım.Ben  okuduğunuz  kitabı merak ettim.Kapağı  ilgimi   çekti  de.

Pınar Hanım:Ne  güzel,sen  demek  kitap  okumayı  seviyorsun.Kitaplara   meraklı  hizmetçiyi  ilk  defa  görüyorum.Bu  konuda  senin adına  çok  sevindim.Kütüphanemden  istediğin  kitabı  istediğin  zaman  alabilirsin.

Hatice:Ama  benim okuma  yazmam yok ki.

Pınar  Hanım:Madem okuma yazman yok.Deminden beri  ne  diye  bakıp  duruyorsun  kitaba?

Hatice:Kapağındaki  dana  resmi  dikkatimi  çekti  o  yüzden  bakıyorum.Ben  çocukken  çok  güzel  dana  resmi  çizerdim  de.Bunun  kulakları  tavşan  kulağı  gibi  olmuş.Tavşan demişken sana  tavşan kanı  bir çay  yapayım    hanımım?

Pınar  Hanım:İstemem,kalsın!Sen  boş ver  çayı,gel otur  karşıma  şöyle.

Hatice:Hayırdır  hanımım.Sen ve ben  karşılıklı  oturacağız.İki  candan  dost,yoldaş  gibi  öyle  mi?

Pınar Hanım:Bırak  gevezeliği de otur hadi!Sen neden bu yaşa  kadar okuma yazma  öğrenmedin?

Hatice: Öğrenmek  istemez  miyim  hiç?Bizim köyde  öyle  kız  kısmını  okutmazlar.

Pınar  Hanım:Ne kadar cahilce bir davranış.Ben sana okuma yazmayı  öğretirdim  ama.Biliyorsun   her  günüm  dolu.

Hatice:Bilmez  miyim   hanımım.Pazartesi  apartmandakilerle  altın  gününüz.Salı  dernekten  arkadaşlarınızla  mantı  gününüz.Çarşamba anasınıfından arkadaşlarınızla mantar çorbası  gününüz.Perşembe  günleri…

Pınar  Hanım:Kes artık,Hatice  Hanım!Başıma ağrılar çıkarttın.Hiç çenen yorulmaz mı  senin?

Hatice:Özür  dilerim.

Pınar  Hanım:Belki  sana üst  kattaki  Yasemin Öğretmen  yardımcı  olabilir.Kendisi  emekli müzik öğretmeni biliyorsun.

Hatice:Hani şu,Allah’ın  günü  kemençe  çalan pırlanta dişli arkadaşınız  mı?

Pınar  Hanım:Kemençe  değil  o,keman.

Hatice:Aman ne  fark  eder?İkisi  de  gıy  gıy da  gıy  insanın başını şişirmiyor  mu?

Pınar  Hanım:Sen zaten ne anlarsın sanattan?

Hatice:(boynunu  büker)He  ne  anlarım ben sanattan.Benim  için sanat,varsa  yoksa  şu  iki  bez  parçasından,bir  kutu deterjandan ibaret.Benim gibi  fukara köylü ne bilsin sanatı  manatı.

Pınar Hanım:Tamam canım,kırılma  hemen.Şaka  söyledim.İnsan düşünmeden böyle abuk sabuk konuşabiliyor.

Hatice:Önemli değil.(içinden)Bir daha olmasın!

(kapı çalar,gelen Yasemin Öğretmendir.)

Pınar  Hanım:Hoş geldin.Biz de tam senden bahsediyorduk.

Yasemin Öğretmen:Hayırdır.

Pınar  Hanım:Bizim  Hatice Hanım’ın okuma yazması yokmuş.Ben de sizin yardımcı olabileceğinizi  söylüyordum.

Yasemin  Öğretmen:Olurum tabi canım.Kızımız yeter ki öğrenmeye istekli olsun.

Hatice:O zaman içeriden  kağıt getireyim.

Pınar Hanım:Çok karıştırma ortalığı.

Hatice:Tamam  hanımım.

Yasemin Öğretmen:Görüşmeyeli  neler yapıyorsun?

Pınar Hanım:Ne yapayım.Biliyorsun  günlerden dolayı  hiç kendime  vakit  ayıramıyorum.Bu  arada,geçen  gün  iki  genci senin eve çıkarlarken gördüm.Ellerinde de keman vardı.Özel  ders  mi veriyorsun?

Yasemin Öğretmen:Yeni  başladım  ders  vermeye.Çok yetenekli  çocuklar hemen kavradılar.

Hatice:Yasemin Öğretmenim ben ilk  derse hazırım.

Pınar Hanım:Kızım,dur!Bu ne acele?(Gözü  Hatice’nin elindeki kağıda ilişir.)Kızım o elindeki  kağıdı  nereden buldun?Bir  dakika!Bunlar Alanya’daki evin tapusu.Çabuk  git,bunları yerine  koy!

Hatice:Aman ne  bileyim hanımım.Boş kağıt bulamadım ki.Elimi nereye atsam her bir yerdeki evlerinizin tapusu çıkıyor.

Yasemin Öğretmen:Sinirlenme  hemen  Pınarcığım.Kızcağız  nereden  bilsin?Hatice  Hanım  sen git,kütüphanenin  dördüncü  rafındaki  boş kağıtları al.

Hatice:Hemen alıp  geliyorum.

Pınar Hanım:Sen,dördüncü  rafta  boş  kağıt  olduğunu  nereden biliyorsun?

Yasemin Öğretmen:Canım,sen geçen gün  kek  yapacağım diye  mutfağa  girdin.2,5 saatte  zor  çıktın.O  ara da  ben de  kütüphaneye  şöyle  bir  göz  attım.Ne var bunda?

Pınar  Hanım:Bir  şey yok  canım.Komşuyuz  şunun şurasında.

Hatice:(elinde kağıtlarıyla  gelir.)Şimdi  tamam mı Yasemin  Öğretmenim,başlayabilir miyiz?

Yasemin Öğretmen:Hadi,geç  bakalım  şöyle!Hemen  kavrayabiliyor  musun bir bakalım?

Pınar  Hanım:Siz  çalışırken ben makyajımı  tazeleyeyim.Hadi  size iyi çalışmalar.

Yasemin Öğretmen:Birazdan biter,merak  etme.

Hatice:Hanımım,bir  sökeyim okumayı,birlikte  alt yazılı  filmleri izleriz.

Pınar  Hanım:Ukala şey.

Yasemin Öğretmen:Hadi,Hatice  Hanım.Geç şöyle de bir an önce başlayalım.

Hatice:Peki,Yasemin Öğretmenim.

Yasemin Hanım:Hatice Hanım,alfabemizde toplam 29 harf vardır.Sekiz  tanesi ünlü,yirmi bir tanesi  ünsüzdür.

Hatice:İbrahim Tatlıses gibi mi?

Yasemin Öğretmen:Ay,çok  hoşsun Hatice  Hanım.Lütfen,biraz  daha ciddi  olalım.

Hatice:Özür dilerim.

Yasemin Öğretmen:A’dan başlayalım.Bu Ali’nin A’sı

Hatice:Bu da Veli’nin B’si değil  mi?

Yasemin Öğretmen:Hatice,hani ciddi olacaktık?

Hatice:Benim ikizlerin ismi Ali ile Veli,o  yüzden  öyle heyecan yaptım.

Yasemin Öğretmen:Allah  bağışlasın.Devam  edelim.Banu’nun B’si.

Hatice:Banu’nun  B’si.

Yasemin Öğretmen:Ceylan’ın  C’si.

Hatice:Ceylan’ın  C’si.

Yasemin Öğretmen:Çiçeğ’in  Ç’si.

Hatice: Çiçeğ’in  Ç’si.

Yasemin Öğretmen:Çok güzel.Derya’nın D’si.

Hatice:Derya’nın D’si.

Yasemin Öğretmen:Çok iyi gidiyorsun Hatice.Bu da Ercan’ın E’si.

Hatice:Yok,ben onu söyleyemem!Elin  adamının  ismini  ne diye  tekrar edeyim papağan gibi.Bizim herif bir duyarsa  kırıverir  kemiklerimi.Biz bunu  Elif yapalım.

Yasemin  Hanım:Peki,Elif’in E’si  olsun.

Hatice:Ha,şimdi  oldu.Elif’in  E’si.

(Pınar Hanım  salona  girer.)

Pınar  Hanım:Nasıl  gidiyor  bakalım?

Yasemin Öğretmen:Hatice Hanım çok çabuk kavrıyor.Bir de arada ciddiyetini bozmasa.

Pınar Hanım:Hatice ve ciddiyet,ikisi bir arada biraz zor.Yasemin,benim bir fikrim var.Ben bugün evde çok sıkıldım.İstersen birlikte yürüyüşe çıkalım.

Yasemin Öğretmen:Güzel bir fikir de.Hatice Hanım ne olacak ?

Hatice:Hanımım ne güzel  gidiyordu.Ben şimdi  hepsini  unutuveririm.

Pınar  Hanım:Ne olacak  canım,yarın  tekrar ediverirsiniz.

Yasemin Öğretmen:Sen merak  etme Hatice  Hanım,yarın  telafi ederiz.

Hatice:Tamam,siz nasıl  isterseniz.

Yasemin  Öğretmen:O zaman ben  yukarıya  çıkıp  eşofmanlarımı  giyeyim.

Pınar  Hanım:Boş ver,çarşıdan alıveririz  şimdi.Çıkalım bir an önce.

Yasemin  Hanım:Tamam sen bilirsin.Almayı düşünüyordum zaten.

Pınar Hanım:Hatice,biz çıkıyoruz.Eğer acil bir durum olursa cepten ararsın.Hadi,görüşmek üzere.

Hatice:Tamam  hanımım.Yolcu edeyim sizi.Güle güle yine bekleriz.

(Onlar  gittikten sonra  Hatice,televizyonu açar,koltukta  bir  sağa  sola  yatar.)

Hatice:Oh be!Şöyle rahat bir nefes alayım.Bakalım televizyonda hangi dizi var?Ha  buldum! “Çantamdan  Şöhret Çıktı” başlamış.Şu maymun  da ünlü  olamadı gitti.Ay!Ben bomba haberi  Esra Hanıma vermeyi  unuttum.Ne hanımı canım.Hanım diye diye ağzımız alıştı.

Hemen  arayayım.(birkaç  yanlış numarayı çevirir)Esracığım siz  misiniz?Yanlış oldu,özür dilerim.Ama  bomba  haberi size de vereyim.Yüzüme  kapattı.Kendi bilir.(İkinci  arayışında  tutturur.)Esracığım siz misiniz?Kız Esra ne yapıyorsun?Pınar Hanım  çıktı.Bize  gelsene.Sana  bomba gibi bir haberim var.Hadi bekliyorum çabuk  ol.Sonra  yaparsın  yemeği.Görüşürüz.(O  gelene  kadar  çekirdek çıtlatır.)

Hatice:Gel  bakalım.

Esra:Neymiş  bakalım bomba haber?

Hatice:Anlatıyorum,iyi  dinle!Hani,şu  bizim  arka sokaktaki  simitçi  İbrahim var ya.

Esra:Hangi İbrahim?

Hatice  Hanım:Hani  şu Yanık İbo canım.

Esra:Eeee.Ne olmuş ona?Kaçak  simit mi  satıyormuş yoksa?

Hatice:Ne  simidi  canım.Konservemi  bozdun şimdi.

Esra:Konserveyi daha yeni  kurmadık mı,hangi  ara bozuldu?

Hatice:Konserve değil  canım.Nasıl derler?Hani duygularını,düşüncelerini bir noktada  yoğunlaştırıyorsun ya.

Esra:Konsantre demek istiyorsun.

Hatice:Neyse canım,o  dediğinden işte.

Esra:Öğrendin işte ne olduğunu.Hadi sen devam  et anlatmaya.

Hatice:Bu bizim Yanık  İbo 56  yaşında zengin bir dulla evlenmesin mi?Adam bir anda  milyoner  oluverdi.Minübüsün arabalarla dolaşıyormuş.Her gün grant tuvalet geziyormuş.

Esra:Ya!Kız bu  müthiş bir haber.Şimdi  ben bu  haberi  salı günü  Ayşe  Hanımlara,çarşamba Güzin Hanımlara,Perşembe günü  de Candan Teyzelere anlatıvereyim.Aman o da  şimdi  bu haberi  alır önce  daire sekize  onra da bütün siteye yayar.

Hatice  Hanım:Hadi  yine  iyisin. Buluverdin  yine  kendine  bir  dedikodu malzemesi.

Yalnız  bana  anlatacak  adam bırakmadın.

Esra:Haftanın dört  gününü  bıraktım  ya.Hem ben daha  fazla  durmayacağım.Bir  an önce  bütün  mahalleye Yanık  İbo’nun  macerasını  anlatmam lazım.Daire  üçteki  Şebnem Hanım’ı işe  gitmeden önce yakalayıvereyim.

Hatice:Dur,ben de seninle geleyim!Bir elin nesi var,iki  elin sesi var demişler.

Esra:Peki,ev ne  olacak?

Hatice:Canım,ev  kaçmıyor ya,yerinde duruyor.Bizim hanım eve  dönene  kadar biz bu  haberi  bütün siteye ulaştırıveririz.

Esra:Oyalanma o zaman.Vakit kaybetmeyelim.

(Yasemin  Hanım ve  Pınar  Hanım  eve  döndüklerinde  Hatice  Hanım’ı  evde  bulamazlar.)

Pınar  Hanım:Nerede  yine bu kız?Kesin  Esma  Hanımlara  gitmiştir.Bak,ben onu kovmaz  mıyım?

Yasemin Öğretmen:Canım ne olacak?Kızcağızın  da gezmeye  hakkı var.Sabahtan  akşama  kadar evde.Hem bu senin üç  aydır kaçıncı  hizmetçin?Bunu da kaçırma.

Pınar  Hanım:Yirmi altı ya da  yirmi yedinci hizmetçi   olmalı.

Yasemin Öğretmen:Tabi o  kadar  sudan  bahanelerle  kovarsan  olacağı bu.

Pınar  Hanım:Canım,şimdi  kahvemi iki buçuk santim yüksekliğinde köpüklü  istemem suç mu?Bir  kahveyi köpürtemeyen hizmetçiyi ne diye tutayım  evimde.

Yasemin Öğretmen:Bir  saat  içerisinde  yüz  kırk  gömlek ütülettiğini de unutma.

Pınar  Hanım:Ne  var  canım yapıversin.Maaşını da  ona göre veriyoruz.

Yasemin Öğretmen:Bak,o konu da hakkını yiyemem.Allah  için 199  lira  bayağı  bir  dolgun  ücret.(alaylı bir  şekilde)Yoksulluk sınırının sınırından bile geçemez.

(biraz  sonra  Hatice  Hanım gelir)

Hatice:Eyvah,hanımım  gelmiş!

Pınar  Hanım:Neredeydin  bakalım bu saate kadar?Yine dedikodu peşindeydin değil mi?

Hatice  Hanım:Yok hanımım.Olur mu öyle  şey?

Yasemin Öğretmen:Hatice Hanım,dedikodu mu  yapıyor?Hiç  yakıştıramadım Hatice  Hanım  size.

Pınar  Hanım:Yapmaz olur  mu?Sitedeki  bütün havadisler ondan sorulur.Hatta kendisine  Manşet Hatice derler.

Hatice:Hanımım  beni sonra azarlasanız.Yasemin  Öğretmenimin yanında  çok  utanıyorum.

Pınar  Hanım:Sen mi utanacaksın?Güldürme  beni?

Yasemin Öğretmen:Hatice Hanım,açıkçası ben  sizden  hiç böyle  bir  şey  beklemezdim.Oysa ki  ben sana  istikrarlı bir şekilde  okuma  yazmayı  öğretecektim.

Hatice:Siz ciddi miydiniz?Ben sizi  şaka yapıyorsunuz,benimle eğleniyorsunuz  sanmıştım.İnanın ki çok pişmanım.Orhan  Bey’in  kızının  dizilerde  oynamak  için  İstanbul’a  kaçtığı  vadesini de vereyim.Söz,daha dedikodu yapmayacağım.Sitedekilere  anlatmazsam  çatlarım.

Pınar  Hanım:Hala  dedikodu  peşinde.Can  çıkmayınca  huy  çıkmaz  derler.

Yasemin Öğretmen:Eğer böyle cahilce davranışlarda  bulunmazsan  sana bir şans daha  vereceğim Hatice  Hanım.

Hatice:Söz,vallahi  billahi de söz. Bundan sonra dedikodu yaparsam gözüm gibi baktığım beş   programlı bulaşık makinem bozulsun.İnanın ki çok pişmanım.

Yasemin Öğretmen:Tamam,inanıyorum sana.Yarın  dersimize kaldığımız yerden devam ederiz.

Pınar  Hanım:Ben bu muhabbetten  çok sıkıldım.Makyajımı tazeleyip geleceğim.

Yasemin Öğretmen:Tamam,sen bilirsin.

Hatice:Kızmazsanız size  bir  soru soracağım.

Yasemin Öğretmen:Sor  bakalım.

Hatice:Şimdi  ben  bir  ayda  direkt  sekizinci  sınıfa  geçebilir  miyim?

Yasemin Öğretmen:Olur mu Hatice  Hanım öyle şey?Ben sana diploma veremesem de elimden  geldiği  kadarıyla sana  genel kültürünü arttırmanda yardımcı  olacağım.

Hatice:Yaşasın  artık,yanlış  dolmuşlara  binip  saatlerce  İstanbul’u  dört  kez  turladığım için  kocam kemiklerimi kıramayacak.Ayn ile Şıtayn’ı,Namık Kemal’i,Edizhun’u öğreneceğim.Çağdaş,moderin,keltentüel  olacağım.

Yasemin Öğretmen:Entelektüel Hatice Hanım.Sen de artık çağdaş Türk kadınını temsil  edeceksin.

Hatice:Allah sizden razı  olsun.Bana  hayatta  yapılabilecek en büyük ve en güzel iyiliği  yapacaksınız.Benim bir  de  sizden bir isteğim var.

Yasemin Öğretmen:Neymiş o,söyle  bakalım.

Hatice:Yıllar önce  ağabeyimin  okulunun  24  Kasım  programına  gitmiştim.Orada  küçük  çocuğun okuduğu  şiir  beni  çok etkilemişti.Bu  şiiri size okumak istiyorum.

Yasemin Öğretmen:Tabi ki Hatice Hanım.Benim de senden bir  ricam var.Benimkisi  sadece  bir  roldü.Oysaki  hayatın gerçek  sahnesinde inanç  ve  sabırla  bilgisini  bizlerle  cömertçe  paylaşan  öğretmenlerimiz  burada  bizimleler.

Hatic:Ama  şimdi  ben  daha  çok heyecanlandım.Ya  unutursam.

Yasemin Öğretmen:Merak  etme!Onlar  bitip tükenmek  bilmeyen anlayış ve hoşgörünün  timsalsidirler.

Hatice:

Bu  bahçe  senin

Bu  fidanlar

Bu ağaçlar

Hepsi  senin  en büyük  emeğin

Öğretmenim.

Bir gün çiçek  açacak fidanlar

Ve  bir  gün meyvesini  toplayacaksın

Bu  bahçeden.

Mutlu  olacaksın  öylesine…

İnsanların en mutlusu öğretmenim

Sanatların en güzelini  seçmişsin

Derler  ya  karınca  kaderince

Fakat kimse  yapamaz  böyle  bir bahçe

Su ister  güneş  ister

Her biri  ekmek ister

Ayrı  ayrı öğretmenim.

Bu  bahçe  senin

Bu  fidanlar

Bu  ağaçlar

Senin en güzel eserin  öğretmenim.

 

Esra  Hanım:

Okunmamış  gerçeksin,söylenmemiş  bir  şarkı,

Yücesin öğretmenim,yerin  gönüller  tahtı.

Rekoru  kırılmamış,ulaşılmamış  odak,

Yarınlar  yalnız  senin,yalnız  senin  olacak.

 

Pınar  Hanım:Ulusları  kurtaranlar  yalnız  ve  ancak öğretmenlerdir.

 

Yasemin  Hanım:Okunacak  kitapsın  gerçeklere  ulaşan

Sesten öte  ışıksın  dünyamı  aydınlatan.

Yüreğin  yanardağdır,patlamış  volkandır.

Öğretmenim  bugündür,beklenen   yarınlardır.

 

Hatice  Hanım:Yıllardır  benim  ışığım,

İçimdeki  güneş

Yarınım  ve  her günüm

Benim biricik  öğretmenim.


REKLAMLAR


Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu nedenle, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, sorucam@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Sitemiz hiçbir şekilde kar amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.