9.Sınıf Türk Edebiyatı Ders Notları-Şiirde Ahenk (Ses ve Ritim)


REKLAMLAR




Ekleyen: soruca | Okunma Sayısı: 16625

ŞİİRDE AHENK (SES VE RİTM)

Ahenk:Ahenk kelimesi uyum anlamına gelmektedir. Edebiyatta ise kelimelerin birbiriyle ses ve anlam bakımından etkileyici bir bütün olması anlamındadır. 

     Şiirde ahenk;ustaca kullanılan ses akışı,söyleyiş,ritm,ölçü ve her türlü ses benzerliğiyle sağlanır. Şiirde ahengi sağlamak için ölçü,uyak,vurgu,tonlama gibi değişik unsurlar kullanılır.

Vurgu: Bir kelimede hecelerden birinin diğerlerine göre daha baskılı,daha kuvvetli söylenmesidir. Vurgu hem kelimenin anlamını güçlendiren hem de şiiri ahenkli kılan bir unsurdur. Vurgulama ve tonlama şiirin ahengini ve etki gücünü bir kat daha artırır.

Ör:  

Gök satoprak  sarı, çıplak ağaçlar sa

Arkada zincirlenen Toros Dağları    

Tonlama: Anlatılmak istenen duygu veya düşüncenin daha etkili ifade edilebilmesi için ses tonunu değiştirerek okumaya tonlama denir.Böylece acıma,üzüntü,özlem,hayranlık,sevgi gibi duygular belirginlik kazanır.

Ör:

Bir sarsıntı... Uyandım uzun süren uykudan,

Geçiyordu araba yola benzer bir sudan.

 

Ölçü:Ahengi sağlamak şiire belli bir düzen vermek için şiirlerde çeşitli ölçüler kullanılır. Türk edebiyatında hece ve aruz ölçüsü olmak üzere iki çeşit ölçü kullanılmıştır.

Hece ölçüsü: Şiirdeki tüm dizelerin hecelerinin sayısının eşit olması esasına dayanır.

 

Yaş o-tuz beş yo-lun ya-rı-sı e-der

Dan-te gi-bi or-ta-sın-da-yız öm-rün

Yal-var-mak ya-kar-mak na-fi-le bu-gün

De-li-kan-lı ça-ğı-mız-da-ki cev-her

 

Aruz Ölçüsü: Dizelerdeki hecelerin açıklık kapalılık esasına bağlı olan bir ölçü sistemidir. Sonu ünlü ile biten heceler ‘’açık’’, sonu ünsüzle biten heceler de ‘’kapalı’’ hece olarak adlandırılır. Ayrıca uzun ünlülü heceler ile dize sonundaki heceler daima kapalı kabul edilir.

 

Uyak (Kafiye) ve Redif

 

Uyak: genellikle dize sonlarında bulunan ve görevleri farklı olan ses veya ek benzerlikleridir.

Redif: Mısra sonlarında bulunan aynı görevdeki ses, ek ve kelime tekrarlarıdır.

 

Her yalana kanmışım    kafiye:’’an’’

Her söze inanmışım      redif: ‘’mışım’’

Ben artık sevgiden de

Bıkmışım, usanmışım

Uyak Çeşitleri

a)Yarım Uyak:Sadece bir ünsüzün benzeşmesiyle oluşan kafiyeye yarım uyak denir.

 

 

Ecel büke belimizi

Söyletmeye dilimizi

Hasta iken halimizi

Soranlara selam olsun

 

Ördek çalkalanıt göllerde

İsimim söylenir dillerde

Kalmışım gurbet illerde

Dağlar başı duman şimdi

 

 

b)Tam Uyak:Biri ünlü biri ünsüz olmak üzere iki sesin benzerliğiyle oluşan uyağa tam uyak denir.

 

 

Ben gideyim yol gitsin,ben gideyim yol gitsin;

İki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler

Tak,tak ayak sesimi aç köpekler işitsin

Yolumda bir tak olsun zulmetten taş kemerler

 

 

Bir gece yarısı ay suya düşer

Çöllerde bir ceylan pusuya düşer

Çimenler üstünde üç beş damla kan

Gözünü nefretle kapatır ceylan

Çırpınır ağzında bir demet keklik

Kör avcı her şeye çekilmez tetik

 

 

c)Zengin Uyak: En az üç sesin benzerliğiyle oluşan uyağa zengin uyak denir.

 

 

Bir alem ki, gökler boru içinde

Akıl almazların zoru içinde

Üst üste sorular soru içinde

 

Bir idamlık Ali vardı,asıl

Kaydını düştüler,mühür basıl

Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı.


 

Cinaslı Uyak:Aynı seslerden oluşan ;fakat farklı anlamları karşılayan kelimelerle yapılan uyağa cinaslı uyak denir. Cinas bir kelimenin tekrarı değildir. Aynı kelimenin aynı anlamla tekrar etmesine redif denir.

 

Ör: ‘’Kalem böyle çalınmıştır yazıma 

        Yazım kışa uymaz  kışım yazıma’’

 

Bu beyitteki ‘’yazıma’’ sözcüklerinin yazımı aynıdır; ancak birinci dizede kaderime anlamında ikinci dizede ise yaz mevsimi anlamında kullanıldığından  cinaslı uyaktır.

 

NOT:Yazımları ve anlamları aynı olan iki sözcük redif;yazımları  aynı ancak anlamları farklı olan iki sözcük cinaslı kafiye oluşturur.

 

                                                         

 

 

                                                          Uyak Düzeni(Şeması) ve Çeşitleri

 

Şiirler uyaklanış bakımından üçe ayrılır.

 

Düz uyak:Uyaklı kelimeler aaxa veya aaab şeklinde sıralanmışsa buna düz uyak denir.

Hiç anılmaz olmuş atalar adı                                     Redif:’’-ı’’

Beşikte bırakmış ana evladı                                       Kafiye:’’-ad’’ tam kafiye

Kırılmış yetimin kolu kanadı                                     Uyak düzeni: aaab

Zulüm pençesinden aman kalmamış

Çapraz uyak:Uyaklı kelimeler abab şeklinde sıralanmışsa buna çapraz uyak denir.

Sokaktayım kimsesiz bir sokak ortasında                  Redif.’’-yorum/-sında’’

Yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum                Kafiye:’’-rü(tam k.)/-ta(tam k.)’’

Yolumun karanlığa saplanan noktasında                   Uyak düzeni:abab

Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum

                                         Necip Fazıl Kısakürek

Sarma uyak: Uyaklı kelimeler abba şeklinde sıralanmışsa buna çapraz uyak denir.

En son Bektaş Ağa çöktü diz üstü                              Redif:’’-ı’’

Titrek elleriyle gererken yayı                                      Kafiye:’’-ay’’

Her yandan bir merak sardı alayı                                Uyak düzeni: abba

Ok uçtu,hedefin kalbine düştü

                                                           ALIŞTIRMALAR

 

Gâh eserim yeller gibi                                                 Redif:’’-ler gibi’’

Gâh tozarım yollar gibi                                               Kafiye:’’-l’’ yarım kafiye

Gâh akarım seller gibi

Gel gör beni aşk neyledi.

                           Yunus Emre

 

Hasretinle geçiyorken bu gençlik çağım,                     Redif:’’-ım’’

Ey sevdiğim,ben ümitsiz değilim gene                        Kafiye:’’-ne’’ (tam kafiye)

Ak düşünce saçların kumral rengine

Kollarında son aşığın ben olacağım.

 

                                                          ÇOBAN ÇEŞMESİ

 

 

Derinden derine ırmaklar ağlar,

Uzaktan uzağa çoban çeşmesi,

Ey suyun sesinden anlayan bağlar,

Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi.

 

"Gönlünü şirinin aşkı sarınca

Yol almış hayatın ufuklarınca,

O hızla dağları Ferhat yarınca

Başlamış akmağa çoban çeşmesi..."

 

O zaman başından aşkındı derdi,

Mermeri oyardı, taşı delerdi.

Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi.

Değdi kaç dudaya çoban çeşmesi.

 

 

 

 

Vefasız Aslı’ya yol gösteren bu,

Kerem’in sazına cevap veren bu,

Kuruyan gözlere yaş gönderen bu...

Sızmadı toprağa çoban çeşmesi.

 

Leylâ gelin oldu, Mecnun mezarda,

Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda,

Ateşten kızaran bir gül ararda,

Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi,

 

Ne şair yaş döker, ne aşık ağlar,

Tarihe karıştı eski sevdalar.

Beyhude seslenir, beyhude çağlar,

Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi...

 

                                   Faruk Nafız Çamlıbel

         


1.,3.,4., dörtlüklerin kafiye ve redifleri bulunup uyak düzenleri yazılacak,nazım birimi belirtilecek.

Ödev: İstiklâl  Marşı’mızı aheng ve ritm özellikleri bakımından inceleyiniz. 

Aliterasyon: Bir şiirin dizelerinde sürekli aynı ünsüzün tekrarlanmasından oluşan  ahenge  aliterasyon denir. 


 

 

İSTANBUL’U DİNLİYORUM

 

 

 

 

İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı

Önce hafiften bir rüzgar esiyor

Yavaş yavaş sallanıyor  

Yapraklar, ağaçlarda;

Uzaklarda, çok uzaklarda,

Sucuların hiç dinmeyen çıngırakları,

İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı

 

İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı

Kuşlar geçiyor, derken

Yükseklerden sürü sürü, çığlık çığlık

lar çekiliyor dalyanlarda,

Bir kadının suya değiyor ayakları,

İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı

 

İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı

Serin serin Kapalıçarşı

Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa

Güvercin dolu avlular

Çekiç sesleri geliyor doklardan

Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları

İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı

 

İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı;

Başımda eski alemlerin sarhoşluğu

Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;

Dinmiş lodosların  uğultusu içinde

İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı

…..

 

                                                                                                                                        Orhan Veli Kanık

 

 

‘’İstabul’u Dinliyorum’’ adlı şiirde ‘’-r’’ ve ‘’-l’’ sesleri kullanılarak aliterasyon yapılmıştır.

 

ÖDEV: Orhan Veli’nin ‘’Anlatamıyorum’’ adlı şiirinde aliterasyon sağlayan sessizler belirlenecek. ‘’m’’ sesi ile aliterasyon yapılmıştır.

 

 

Asonans: Bir şiirin dizelerinde sürekli aynı ünlünün tekrarlanmasıyla oluşan ahenge asonans denir.

 

 

 

 

                                                         GURBET

 

 

Gurbet o kadar acı

Ki ne varsa içimde,

Hepsi bana yabancı,

Hepsi başka biçimde!

 

Eriyorum git gide,

Evlada her ümide ,

Gurbet benliğimi de

Bitirmiş bir içimde.

 

Ne arzum, ne emelim,

Yaralanmış bir elim,

Ben gurbette değilim,

Gurbet benim içimde!

 

                    Kemalettin Kamu


 

 

Gurbet şiirinde ‘’a’’ ve ‘’e’’ sesleriyle asonans yapılmıştır.

 


REKLAMLAR


Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu nedenle, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, dersetkinlik@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Sitemiz hiçbir şekilde kar amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.